Şeker Hastalığına İyi Gelen 4 Baharat

Bugün sizlere sağlık açısından çok önemli bazı baharatlardan söz etmek istiyorum. Baharatlar, lezzetleri dışında sağlıklı özellikleri nedeniyle binlerce yıldır kullanılmaktadır. Bilim dünyası bu baharatların özelliklerine yeni yeni keşfediyor. Bugün şeker hastalığına faydası olan çok önemli dört tane baharat konuşacağız. Bundan bir süre önce yayınladığımız “Dünyanın En Güçlü Antioksidanları” isimli yazımızda ilk sıraları baharatların aldığını görmüştük.

Antioksidanlar, hücrelerimizi, hücre DNA’sını hasardan koruyan çok önemli maddelerdir. Antioksidan düzeyleri son derece yüksek olan bu baharatların hastalıklardan koruyor ve hatta bazı hastalıkları iyileştiriyor olması hiç şaşırtıcı değil.

Değişik mekanizmalarla şeker hastalığına iyi gelen baharatların başlıcaları tarçın, zencefil, zerdeçal ve kimyon.

Tarçın: Kan Şekeri Düzenleyici

Şeker hastalığı söz konusu olunca ilk akla gelen baharat tarçın oluyor. Tarçın, değişik mekanizmalarla kan şekeri kontrolüne yardımcı olmaktadır. Tarçının en iyi bilinen etkisi, meyvelere serpiştirildiğinde midenin boşalmasını geciktirdiği ve dolayısıyla meyvelerden kaynaklanan şekerin kanda ani yükselmesine neden olmasını engellemektir.

Tarçının bir etkisi de bağırsaklara geçen karbonhidratların glikoza dönüştürülmesini geciktirmesidir. Ve tarçının en önemli etkilerinden bir tanesi, içeriğinde bulunan hidroksikalkon isimli bir maddenin sayesinde, insülinin etkisine benzer bir şekilde şekerin hücre içine girmesini sağlamasıdır.

Aynı şekilde, hücrelerin şekeri kullanma hızını da arttırmaktadır. Bu arada, tarçının güçlü antioksidan, antienflamatuar ve iştah baskılayıcı etkilerini de unutmamak gerekir. Tarçını meyvelere serpiştirebilir, arada sırada yediğiniz tatlılara serpebilir veya çaylara karıştırarak tüketebilirsiniz.

Zencefil: Şeker Düşürücü ve Daha Fazlası

İkinci baharatımız zencefil. Zencefil, Uzakdoğu mutfağında ve sağlığında binlerce yıldır kullanılan bir madde. Ülkemizde yeni yeni tanınmaya başlayan zencefil, sağlıklı özellikleriyle giderek rağbet görmeye başlamıştır.

Zencefil, Uzakdoğu mutfağında yemeklere lezzet vermesi ötesinde, bulantı, hazımsızlık ve adet sancıları için yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak zencefilin bir de şeker metabolizması üzerine olan etkileri var. Yapılan bilimsel çalışmalar, zencefilin düzenli olarak kullanıldığında, şeker düzeylerinde yaklaşık %12 ve hemoglobin A1C değerinde de %10 düşme sağladığını göstermektedir.

Zencefili de, yeni popüler olmaya başlayan Uzakdoğu mutfağına benzer yemeklere katabilir, salatalarda değerlendirebilirsiniz. Aynı şekilde, zencefili değişik bitki çaylarına, yeşil ve siyah çaya katarak bir lezzet ve fayda sağlamış olursunuz.

Zerdeçal: Hücreleri Koruyan Süper Baharat

Üçüncü sırada zerdeçal var. Son yılların parlayan yıldızı zerdeçal, yine Uzakdoğu mutfağında binlerce yıldır kullanılmaktadır. Köri baharatının rengini veren de zerdeçaldır. Zerdeçalın içindeki kurkumin maddesi, birçok sağlıklı özelliğe sahiptir. Kurkumin, antioksidan, antienflamatuar ve hatta antikanserojen etkileriyle gündeme gelmiştir.

Bu konuda sayısız bilimsel çalışma vardır. Zerdeçalın antidiyabetik etkisi, yani şeker hastalığı üzerine olan etkisi, doğrudan bir etki olmaksızın, antioksidan ve antienflamatuar özellikleri sayesinde olmaktadır. Zerdeçal, hücrelerimizi ve hücre DNA’sını oksidasyona ve DNA hasarına karşı korumak suretiyle, özellikle karaciğer ve pankreas hücrelerini korumakta ve dolayısıyla şeker hastalığını engellemektedir.

Zerdeçalın, özellikle şeker hastalığının bilinen yan etkileri ve damarsal komplikasyonları geciktirdiği de bilinmektedir. Zerdeçalı yemeklere, çorbalara katarak kullanabilirsiniz. Bu arada, zerdeçalın karabiber ile birlikte yenilmesi durumunda, emiliminin arttığı ve etkisinin artırıldığı bilinmektedir.

Kimyon: Pankreasın Koruyucusu

Son olarak, listemizde kimyon var. Kimyon da, aynı şekilde, Uzakdoğu ve Ortadoğu mutfağında kullanılan vazgeçilmez baharatlardan bir tanesidir. Diğer baharatlar gibi, antioksidan ve antienflamatuar özellikleri çok yüksektir. Kimyonun antidiyabetik etkileri, daha ziyade güçlü antioksidan özelliklerinden kaynaklanmaktadır.

Yapılan bilimsel çalışmalar, kimyonun pankreasın beta hücrelerini koruduğunu ve insülin salgılanmasını artırdığını göstermektedir. Kimyonu da, aynı şekilde, uygun olan her türlü yemeğe katarak tüketebilirsiniz. Saydığımız bu baharatların, değişik mekanizmalarla şeker hastalığını hafifletmek bakımından faydalı olduğunu biliyoruz.

Ancak belirtmeliyim ki, bunlar tek başına şeker hastalığının tedavisi olamaz. Bu gıdaları, daha doğrusu bu baharatları, sağlıklı beslenmemizin içine serpiştirmekte büyük fayda var.

Bu arada, bazı bilimsel gözlemlerden bahsetmek istiyorum. Yapılan gözlemler, Uzakdoğu halkının, özellikle Güneydoğu Asya halkının obezite ve şeker hastalığı oranlarının çok düşük olduğunu gösteriyor. Bu insanların en önemli özellikleri, çok yüksek oranda baharat ve acı tüketmeleridir.

Yani, bu insanların doğal beslenmesinde yüksek oranda baharat vardır. Bu baharatların koruyucu etkisi, henüz somut bilimsel verilerle kanıtlanmamışken, gözlemsel olarak burada çok önemli bir ilişki olduğu düşünülmektedir.

Yakın zamanda, metabolizma ile ilgili çektiğimiz videoda, metabolizmayı hızlandıran şeylerden bir tanesinin de acı olduğunu, daha doğrusu acı biberin içindeki kapsaisin maddesinin olduğunu anlatmıştık. Uzakdoğu mutfağının en önemli özelliklerinden bir tanesi, acıyla birlikte bu baharatların bol olarak kullanılmasıdır.

Bu sağlıklı baharatları yemeklerinize mümkün olduğunca bol kullanmakta büyük fayda var.

Sağlıklı günlerde görüşmek üzere, hoşçakalın. Sorularınızı yorumlarda paylaşmayı unutmayın.

Yorum yapın